Genel

Yaş 35 – Yolun Yarısı?

Canım oğlum, Bugün doğum günün. Birçok arkadaşından, yakınından mesajlar ve telefonlar alacağını biliyorum. Ben de bir şeyler yazıp duygularımı anlatmak istedim. Seni ilk olarak kucağıma aldığım günü hiç unutamam. Yüzünü gördüğümde nasıl sevinip mutlu olmuştum anlatamam. Öyle güzel bir bebektin ki; sıcacık, bembeyaz, mis gibi kokan tenin beni büyülemişti. Tanrı’ya böyle sağlıklı ve güzel bir bebeğim olduğu için şükretmiştim.  Yavrum, sen bize mutluluk getirdin, sen de ömrünün sonuna kadar sağlıklı ve mutlu ol. Bugün, sadece doğum günün olduğu için özel bir gün değil, sen benim için hep özelsin. Yaşadığım müddetçe seni düşünen, seven, her anne deyişinde yanında olmayı isteyen annen olduğunu bil. Sen benim için bir oğul, bir dost, bir sırdaş ve iyi bir evlatsın. Seni çok seviyorum. Her gününün, her saniyenin mutlu ve huzurlu, dilediğin gibi geçmesine dua ediyorum. annen

Kaç kere başladım şu yazıya ve kaç kere başa döndüm! Bilirim kısa ve öz seversin, ondandı bu yinelemeler… Öncelikle doğum günün kutlu olsun Güzel Çocuk! Sevdiklerinle nice senelere. Umarım hayat, karşına tüm güzel sürprizleriyle çıkar. En özellerimdensin, biliyorsun. Seni çok seviyorum. başak eligül

Önemliler arasında değerlim, arkadaşlar arasında dostum, insanlar arasında benim gibi… Keşke daha önce karşılaşsaydım dediğim nadir insanlardansın. “Kardeşimin Abisi”, güzel insan. Umarım aklından geçen ve yapmak istediğin her şeyi yaşarsın. Hep hayatımda ol kardeşim. tarkan yıldız

Tarih 03.03.2008, Pazartesi. O güne kadarmış ilk tanışmayı beklemek, Limonata gibi havaların başlamasına gebe İstanbul, çeyrek mevsim zamanı kalmış… Görüşme odasında mülakat için, mülakatçısını bekleyen Ali. Ezberi kolay fakat; her insanın hafızasına verilmeyecek bir kod: Teligül! Lanettayin dizilmemiş harfleri, okunduğu kadar kolay değildir anlamak. İnsanına göre anlam içerir, vardır insanına göre de rengi… Gel gör ki belirlemek sana kalmıştır, karşısında duruşunu ve rengini, Ümitlerine giden yolun gibi paralel de düşebilirsin, siyah-beyaz gibi zıt da durabilirsin mahreminde, Lafta değildir ne dostluğu ne de yokluğu, kazanıp kaybetmek sana kalmış “Dostluk Oyunu”nu Hayatta pek çok insanla karşılaşırsın ama; sadece gerçek dostlar senin kalbinde bir iz bırakır. İz bırakanlardansın… ali sert

Tolga Bey’e 3 bardak su lütfen. Bir gün ziyaret için birlikte İkitelli yoluna düştük. Gittiğimiz görüşme, gayet hoş sohbet şeklinde devam ederken, bir şey içip içmediğimiz soruldu. İkimiz de birer bardak su istedik.  Fakat; ilgimizi çeken bir durum oldu. Yani sadece benim olduğunu düşünmüştüm ama; baktım ki Tolga da durumun farkındaydı. İlgi yoğun bir şekilde özellikle Tolga’da idi. Yani adam bakışı ve konuşmasıyla sanki biraz daha fazla özel ilgiliydi. Neyse ki satışı yaptık. Tabii bu durumda Tolga sayesinde.. Yani hem satış dili, hem de sanırım beden dili sayesinde. O anda yapılan son dakika jest Tolga ile aramızda tatlı biraz görüşme hatırası olarak kaldı. Bu arada bahsettiğim jest Tolga için tekrar özel olarak söylene 3 bardak su idi. Tolga, umarım biraz olsun anlattığımdan keyif alırsın. İyi ki varsın. Pınar ile birlikte nice nice senelere. dilek turgut

Tolga Eligül ile arkadaşlığım Fenerbahçe Lisesi’nde başladı. Yanlış hatırlamıyorsam bir gün Prometheus adında bir karakteri siyah beyaz bir kağıda çizerek beni çok etkilemişti. Sınıfta biz Cin Ali’yi çizerken, onun o kalitede detaylı çizimleri seneler geçtiği halde hafızamda güzel bir anı olarak kalmıştır. Mezuniyet sonrası bir müddet İstanbul’da yaşadıktan sonra, yurt dışına yerleştiğim için Tolga’yla fazla vakit geçirememenin eksikliğini hep kalbimde hissetmişimdir. Fakat şunu söyleyebilirim ki, seneler geçmesine rağmen Tolga’yla olan arkadaşlığım kesinlikle eksilmemiş aksine bir o kadar da artmıştır. Onun yaşam boyu bozulmamış efendiliği ve dürüstlüğü parmakla gösterilecek derecede azdır şu günümüz Türkiye’sinde. Onu tanıdığım için kendimi çok şanslı saydığımı söylemek isterim. Son olarak bir şey daha paylaşmak isterim ki; “annem ve babam da Tolga’ya karşı olan hayranlığını ve sevgisini her fırsatta ifade etmişlerdir.” Bunu bir örnekle açıklamak isterim: Birkaç sene önce Tolga annemi ziyaret ettiğinde, elinde çok güzel bir çiçekle gelmiş ve ailemi duygulandırmıştı. Benim yokluğumda, aileme gösterdiğin o ilgi ve alaka gerçek bir arkadaşlığın simgesi olarak her zaman kalacaktır. Tolga sana nice uzun, sağlıklı, huzurlu yıllar diliyorum kardeşim. suphi burak öğreten

Sevgili oğlum Tolga, benim iki oğlum vardı. Şimdi üç oğlum oldu. Sana Canon’la nice mutlu yıllar diliyorum. Seni çok seven annen Gülderen… annen gülderen

Teyzesinin canı, yüzü gibi kalbi güzel yakışıklı oğlum. Babam hep derdi ki; çocuklarım evliliklerinde mutlu olsun başka hiç bir şeyde gözüm yok. Şimdi torunu seninle evli ve çok mutlu. Seni tanımasını çok isterdim, eminim ki biz seni ne kadar çok sevdiysek o da  bir o kadar severdi. Güzel oğlum, iyi ki yeğenimle evlenmişsin. İyi ki ailemize senin gibi dürüst, efendi, özü sözü bir olan biri katılmış, hep böyle kalman dileklerimle… Doğum gününü kutluyor, Pınarım’la sana mutlu, huzurlu, sağlıklı bir ömür diliyorum. teyzen hüsniye

Kısacık zamanlara  bu kadar da şey sığdırılmaz, hayatta da sürekli koşulmaz ki  demek geldi önce. Ama çevrendekileri de bu koşturmalara katman zamanların o kadar kısa, hayatın da o kadar yorucu olmadığını gösterdi bize! Son laf en önce söylenmez ki, her şey de senin istediğin gibi olmaz ki diyecek oldum ama, bir çok denilmeyecek şeyin bir çırpıda denilebileceğini bazen buruklukların insanları birbirinden uzaklaştırmadığını ailenin her zaman birbirine geri dönebileceğini anlattı bize. Geçen yılların abi lafını çok değiştirmediğini, hayatın eski maçları konuşarak geçirilmeyeceğini, hala türkü söylendiğini, bir şeyleri değiştirmeyeceğini bilsek bile hala yazı yazılabileceğini de gördük. 36. yılında başarılar!.. çağatay eligül

Oğlum, canım benim, tüm dileğim, yeni yaşının huzurlu ve mutlu geçmesi. Başarı basamaklarını güçlü iradenle ve azminle, iş hayatına olan hırsınla hızlı hızlı çıkacağından eminim. Çünkü çok dürüstsün. İçinde hiçbir kötülük ve art niyetin yok. Herkesin işini işin gibi yapar, başarmak için de hiçbir fedakarlıktan kaçınmazsın. Bu açıdan oğlumla gurur duyuyorum. Dürüstlüğün ve iyi niyetinle her zaman kıvanç duydum. Kalbinin bu güzelliğine diyecek lafım zaten yok. Yüz kalbin aynasıdır lafı, tam sana göre. Herkes senin gibi olmaz, senin gibi çalışmaz, senin düşüncene iştirak etmez, senin gibi hareket etmez. İşte bu ortamda hoşgörüyü hiç elden bırakma. Onların da bir düşünceye sahip olduğunu, her düşüncenin de değerli olduğunu unutma. Canım, hayatının bundan sonrası kalbinin güzelliği gibi geçsin, hep mutlu olasın. Doğum günün kutlu olsun. baban

Sevgili Tolga. Bu satırlara çok güzel şeyler yazarak başlamak isterdim ama; maalesef olmadı. Gittikçe yaşlandığını üzülerek belirtmek isterim. Yeni yaşın için çok iyi dileklerim var. Umarım sağlıklı, mutlu günler geçirirsin. Umarım bol satışlar yapıp iyi primler kazanırsın. Umarım ablamla aranız hep iyi olur. Ve en önemlisi; “Fight Night ve PES 2009” gibi önemli ata sporlarımız için çok hızlı bir gelişme evresi geçirip, bana az da olsa rakip olmaya çalışırsın. Bunu can-ı gönülden istiyorum vallahi. Nice senelere abi, inşallah her şey istediğin gibi olur. fırat çar

Üç yol vardır insanın kendini anlatması için; susmak, konuşmak, yazmak… Yüreği güzel insan, sen kendini her yolla anlatmayı çok iyi bildin, hep böyle kal! bergüzar demiroğlu Tolga yavrum, sen benim doğduğundan beri yavrum, canım, ciğerimdin. Ancak bir itirafta bulunmam gerekiyor, bu kadar yürekli bu kadar can bu kadar hatır şinas ve özverili olduğunu açıkcası bilmiyordum. Benim dördüncü çocuğum olarak doğan bir güneş gibi hep içimizde var olman temennilerimle. Doğum gününü kutlar sağlık, mutluluk, huzur dolu yıllar geçirmeni dilerim. baban turan çar

İlk olarak Yenibiriş’te çalıştığınız dönemde, Yavuz’un ricasıyla geldiğim maçla tanıdım seni. Her ne kadar o maç, sizin için bir facia olduysa da ben, mavi gözlü dev bir insan tanımıştım. O gün bugün devam ediyor uzaktan tanışıklığımız. İyi niyetli olduğun yüzünden okunuyor, inşallah kendin gibi güzel insanlarla karşılaşırsın hep. aytaç yavuz

Güzel insan, iyi dost Tolga. Toplum içinde kişiliğinle, samimiyetin ve insancıl oluşunla, saygı değer bir kimlik yaratmışsın kendine. Hem sevilip hem saygı görmek, çok az insanın başına gelebilir. Elbette, bunu hak etmek gerekir. Gözümde sen, her şeyin çok daha fazlasını hak ediyorsun. İş ve özel hayatında sana mutluluklar dilerim. Ömür kitabından bir sayfa daha düştü yere. Bu düşüş, senin yükselişin olsun. Hoş ve esen kalasın. hasan coşkun

Sana bu yazıyı yazmadan önce çok düşündüm ne yazsam diye, seninle ilgili güzel sözler söylesem dedim sonra vazgeçtim. Sonra olumsuz yönlerinden bahsetmeye karar verdim. Neydi bu olumsuz yönlerin; inatçısın, uzun boylusun, futbol oynamayı pek beceremiyorsun, migrenin var ve tuttu mu çekilmezsin ve Fenerbahçelisin (gerçi bu utanılacak bir şey ama neyse). Tolga, lafın kısası sen benim tanıdığım en iyi niyetli en düzgün insanlardan birisin. Umarım hep böyle kalırsın ve yetiştireceğin çocuklar da senin gibi olur (umarım çocuklar sana çeker seruma benzemez). özgür eligül Hava epey soğuktu, hiç de sevmem soğuğu. Kızgındım, gökyüzü anlamıştır bakışlarımdan. İki dev bulut takıldı gözüme, içinde çiçekler açmış iki masmavi bulut. Gözlerimi kocaman açıp baktım hayretle; çiçeklerin ortasından mutluluk, sevgi, dostluk, aşk yağıyor. Kapattım şemsiyemi öylece onu seyrettim, sırılsıklam. Kuşlar ötmeye başladı, çocuklar şarkı söylüyor her yanda çığlık çığlığa. Arkasında sakladığı güneşi çıkarttı sonra, içimi ısıttı şefkatle. Yorulmuşsun dedi, uzattı elini. Bulutun eli var mıydı? Yorulmuştum gerçekten, ne kadar da düşünceli. Elleri pamuktan da yumuşaktı. Bunlar gerçek olabilir miydi?.. Ölsem de kapatmam artık gözlerimi. Kaç kişi görebilirdi ki gördüklerimi. Sevgili, canımın içi kocam. Evet biz evlendik. Sen hep soruyorsun ya; sen de benim kadar mutlu musun diye. Eğer ki evliliği anlat deseler, yüzlerce sayfaya “mutluluk” yazardım. Şimdi anla, en az senin kadar mutluyum. Senin için bir şeyler yazmaya çalıştım önceleri de. Fakat; ya çok abarttım ya da kelimelerim yetersiz kaldı. Seninle yaşadığım her saniyenin ayrı ayrı kıymeti var benim için. Gelecek her günü merakla, sabırsızlıkla bekliyorum. Sürprizli günler; bayılıyorum o günlere. Giden günün ömürden değil, ömre ömür katıp gittiğine şahit oldum sayende. Aslında her şeyi öğrendim senden. Kendini itinayla eğitmiş birinin yanı başında olmak ne kadar da değerliymiş. Evliliğimiz süresince izlediğimiz onca film. Bunun en güzel kısmı, yanımda sen vardın. “Bak, bu harika bir film, bunu mutlaka izlemelisin ” dersin hep. Dünyaya bedel aşk paylaşımına, tavrına hayranım. En güzel yemek, senin elindendi. Hiç sevmediğim içki, – özellikle sek rakı – zemzem suyu içmek kadar kutsaldı seninle. Mezenin en lezizini, sohbetinle usul usul yudumlayarak tattım. Hayattan zevk alan bir insanla yaşamanın kalitesini yaşıyorum seninle. Annen, seni kesinlikle benim için doğurmuş, 1974’ün bu günü. Hayatımda var olduğun ve koşulsuz sevgin için teşekkür ederim. Yüreğinin ana diliyle; Kürtçe’yle, Buyuk Askım. Sevgili Yavuz, arkadaşlığın ve düşüncen için sonsuz teşekkürler. Bizim için hoş bir anı olacak bu kitap. Fikrine emeğine sağlık. pınar eligül ( nam-ı diğer, cano)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: