Genel

Tanrıcılık Oynamak

Gelin Tanrıcılık oynayalım; tabii tabii, sûmme haşa ama şöyle düşünün, diyelim ki olabiliyorsunuz.

Yok yok bazıları bunu da anlamayacak, hah şöyle çözeriz, çocukmuşsunuz gibi düşünün, bak nasıl bağlayacağım, şu kafanızın almadığına. Hem büyüdük de ne olduki, çocukken daha güzeldi her şey.

Çocukken, hiç bir kuralın, yasan yoktu; çok pardon, birkaç tane vardı, hatırladım şimdi. Az değil tabi, otuz seneden fazla olmuş. Hatırladığım en önemli yasaklardan biri herhalde, “ocağa elini değdirme”ydi, vay bea özgürlük kısıtlamasına bak; ha bir de, “sokağa çıkmamak gerekti oyun oynarken”, geri kalan her şey serbest. Okuldaki kızların kuşaklarını çözüp kaçmak yakalanmadığın sürece serbestti. Yakalanınca Ergenekon’dan ya da Çete’den de yargılanmıyordun; işaret parmağı havada iken diğer parmaklar yumruk şeklinde sıkılmış durumda (yok vurmak için değil) hmmm demek ya da bir daha yaparsan ağzına biber sürerim (acıya bu şekilde mi alıştım, emin değilim) demek içindi. Birkaç tane de oyun ile ilgili kural vardı. Doktorculuk oynayacaksak bir tane kişi doktor olabilecekti, diğerleri mi, hemşire lazımdı, hasta lazımdı en önemlisi (düşünsenize hasta olmak isteyen vardı, şu sorunsuzluğa bak sen). Diğer arkadaşında mı doktor olmak istiyor, gene sorun yok, şu ameliyatı bir bitireyim ve iğne de vurayım (iğnesiz kimse iyileşmez ya) sonra o arkadaşın doktor olsun, ne olacaktı. Kariyerin basamaklarında bu kadar rahat ve sorun etmeden iniş çıkış başka nerede olacak. Bu durum sadece doktorluk için değil, pilot olmak için de kılı kırk yarman gerekmiyordu. Sadece birkaç sihirli kelime yeterliydi (peki peki size bu sırrı vereceğim), kelimeler şuydu “ben pilotum”, tamam oldunuz. Şimdi “ııııınnn”, “vıınnn” ve “fiyuvvv” yaparak etrafta serseri kurşun gibi dolaşmanız yeterli. Iıııınnn bir kalkışta kullanılırdı bir de arkadaşınızın yanından geçmek için, Vıınnn genelde manevralarda, Fiyuvvv’da bak hele ne kadar yükseldim idi. Kalktık, uçtuk, döndük, yükseldik, nasıl ineceğiz. Ne inmesi ya uçuyoruz oğlum, ineceksek niye o kadar sihirli sözler ettik; hem bi kere “sonunu düşünen kahraman olamaz” naber. Hele bir de evdeki sizden büyük insanlardan birinin, gözünüzü, yanaklarınızı dahi kapatan bir güneş gözlüğü olursa, kuleden hava durumunu öğrenmenize de gerek yoktu; zaten, havanız yerinde olurdu.
Ne oldu şimdi; doktorculuk oynadık (serçe parmağını kapat bu bir), pilot ta olduk (yüzük parmağını kapat bu iki), kızların kuşaklarını çözdük (orta parmakla birlikte üçte tamam), tamam sen hasta oldun, ben hemşire oldum, sonra ben doğurdum sen doğurdun (bitti parmaklar), haydi biraz da Tanrıcılık oynayalım (:

– “Ben Tanrıyım” sihirli kelimemizi de söyledik, gel bu sefer sen de Tanrı ol (nasıl olsa çocuğuz, ne bencilliği ya herkes olsun), oldun; sen de ol, sen de, sen de, hatta sen de ol, hepimiz Tanrıyız şimdi, oleyyy. Eee, bize insan lazım, yöneteceğiz eccük. Bak legodaki adamlar var Apo’msu, Barbi var, G.I.J. var, Ekşın Men’de var, bir sürü de fasulyemiz var renk renk, tamamdır her şey.

– Benimkiler ben ne dersem onu yapacak. Barbi sen annesin, yemek yap, çocuk yap, bir de kek yap. Mal mal durma ya yap. Yapsana ben Tanrı’yım.

– Ben buldum Sim Siti’de de vardı, önce öğretmek lazım, yoksa bu insanlar fasulyeden fasulyeden dururlar. Önce akıl verelim, her şeyi bizden beklemesinler çok yorucu.

– Evet evet önce öğretelim yapamazlarsa kızarız, ceza verelim, hmmm yapalım, ağzına biber sürelim, çok acır, iğne yapalım, yanlış yapanları geri alalım, yanlış yapanlara Ölümcek Adam bir vursun.

– Bu arada benimkiler çok zeki her şeyleri kendileri yapıyor, yanlış yapmıyorlar, iyiler, mutlular; o zaman sen ne yapıyorsun, onları seyrediyorum.

– Sen ne yapıyorsuuun, ben benimkileri kırdım, dediklerimi yapmadılar.

– Ya sen, benimkilerin yaptıklarını kaydediyorum, çok fazlalar, sonra yanlış yapanları geri alacağım; sonra, sonra sana vereyim, olur sen de bana Ölümcek Adam’ı ver, olmaz o burada düzeni sağlıyor, ver ya ver nolur ya, tamam tamam al.

– Sen hala izliyormusun, yok sıkıldım bana ihtiyaçları yok, şu senin sorun çıkaranları bana ver ben de sana beyaz fasulye vereyim melek onlar, anlaştık ama ölümcek sorun çıkarsa da vermem.

– Sen neden seninkilerin ağzını boyuyorsun, benimkiler hep gülecek, palyanço gibi, güzel ben de boyayacağım, benimkiler siyah olsun, seninkiler ile savaş yaptıralım bakalım hangileri kazansın, saldıl ölümcek; hayır bırak ben savaşmayacağım, tamam o zaman hepsi benim, hayır olmaz, o zaman savaş ama benimkiler mutlu, ver o zaman tamam savaşalım, ben sana ateş ettim, eee ne oldu, 3 kişi öldü, tek ateşle mi, evet, ben de sana bomba attım, eee en kaç kişi öldürdün, hepsini atom bombası attım naberrr, atom bombası da ne, olmaz öyle şey, olur ben Amerika’yım, bana ne ben oynamıyorum, ben kazandııııım, Anneeeeeeeeeeeeeeee bana atom bombası attı, kim attı, Amerika anne, göster bana Amerika’yı, bu işte bana attı, sen bir şey yaptın mı, ben ateş ettim sadece o bana bomba attı, hmmm Amerika atma böyle, bir daha atarsan içerde oturursun, tamam tamam atmıyorum. Eeeee sizin Tüpelmenleriniz ne yaptı?..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: