“Kara Murat” benim

“Kara Murat” benim

25 Mart 2010 0 Yazar: Tolga Eligül

Kulaktan kulağa yayılma düşündüğünüzden geç ilerliyor. 10-15 sene önce kullanılan yöntemlere hazırlanan cevapları, o sorular olmasa bile almaya devam ediyoruz. Aslında normal çünkü acemi olarak mülakata gelmiş bir kişiye akıl veren çok oluyor. Ve akıl veren bunları yaptım şimdi şu mevkideyim bu mevkideyim diye konuştuğu sürece daha büyükleri, “Evet onu yap, de de onun dediklerini de” demeye devam edecektir.

Gelin biraz geçmişe gidelim (hala kullanan var tabii ki). Bir toplu mülakat; 7-8 aday ve bir işe alımcı bir de gözlemci stajyer görüşmeye giriyor. Herkes kısaca kendini anlatıyor. Daha sonra asıl eleme başlıyor; * Ortaya bir konu atılarak iki gruba ayrılan kişilere savunanlar ve karşıtları olarak farklı bakış açıları verilerek birbirlerini kılıçtan geçirmeleri isteniyor. Biraz daha dominant karakterler konuşmayı yönlendirerek; öncelikle liderlik sağlayıp, piyadelerle başlıyor saldırmaya. Rakip piyadelerinden temizlemeye başlıyor, taa ki karşısına dişli biri çıkana kadar. Onu da öncelikle tartması lazım, biraz geride kalarak ekibine saldırtıyor ve ilk bulduğu açıkta öldürücü darbeyi indiriyor. Fakat savaş henüz bitmedi, şimdi liderliği alma imkanı olan kendi ekibini temizlemeli. Şimdi çok daha sevecen herkesi kucaklayan bir tavır ile aslında onların da şu şu yönlerde haklılığı var diyerek; kendi içindeki fanatikleri silkeleyip, biraz önce yenilen rakiplerinin de desteğini alarak İş’i alıyor. Bunu yaptınız, tamam. Size öyle birisi lazımdı, kabul. Peki birebir görüşmeler…

  • Arkadaşlarınız sizi nasıl tanımlar?
  • Neden sizi seçelim?
  • Bu iş için uygun olduğunuzu düşündüren nedir? İşte burada başlıyor her şey. Artık o işi almak için bilir ki ne mühendisler ne doktorlar istemiş, vermemişler. Artık önünü siz açtınız, geri dönüş yok. En çok o çalışırmış, hiç mola kullanmazmış, ahanda sigara paketini buruşturup atarmış, işe girseymiş eve gitmezmiş, babası ölse laptop verirmiymiş şirket çalışması için vb. Kendi düşen ağlamaz. İşe Alımcı bunu istemez. İşe Alımcı artık dürüst bir şekilde sizi tanımak ister. A pozisyonu için alım yapıyorsa Sinirinizi, B pozisyonu için güler yüzünüzü, C pozisyonu için sakinlik, D için Heyecan, E için Hepsi (sadece testlerde olmaz) (: Burada “KARA MURAT Benim” olmaz. Herkes Kara Murat olmak ister, işten kısa zamanda (işi bilmediği anlaşılana kadar) olsa o itibar, o saygınlık, o maddi kazancı ister. Ya tutarsa’dır. Tutarsa adınız altın harflerle yazılmasa da meydanlarda, alabilecek maddi gücünüz olacaktır.

Denilenlere bakılsa köydeki herkes KARA MURAT’tır. İşe Alımcının görevi ayağa kalkmayan, bağırmayan Kara Murat’ı bulmaktır…