Günah Çıkarma

Günah Çıkarma

11 Aralık 2004 0 Yazar: Tolga Eligül

Hepppimiz günahkarız…

Günah işlemeyen yok bir kere, yemezler. Yoksa kimsenin din’e ve kanunlara ihtiyacı olmazdı. Büyük laf, hem de bayağı büyük laf… Sadece bunlarla da kalmıyor:

Hepimiz günah ta çıkartıyoruz. Kim der sadece Hristiyanlık’a özgüdür diye. Müslümanlık ağır basıyor arada bir.

En şerefsiz diye düşündüğünüz, ırz düşmanı dediğiniz, pislik dediğiniz, piç dediğiniz, namussuz dediğiniz kötü adam dediğiniz ya da “buna bulaşılmaz” dediğiniz herkes; farkında olarak ya da olmayarak günah çıkartacak bir kişi ya da yere sahiptir. Bazıları ne kadar kötülük yaparsa yapsın muhakkak, buradaki günahlarının tam karşılığı olmayan ama vicdanını rahatlatan başka birşey yaparak yaşamak zorundadır. Üstelik bu iyiliği her gün yapmak zorunda da değildir. Hatta bu %99.9 iğrençlikle geçen hayatında %0.1 yaptığı iyilik yüzünden ama aslında iyi biri, içinde iyilik var, aaa gibi sözler ya da düşüncelerle; “bu kadarcık şeyden ne olur” yerine liderlik, önderlik hatta kahramanlıklar oluşturmuştur.

Mahalle kabadayıları, Sokak çeteleri, Mafya babaları, Kiralık katiller, Koğuş ağaları hatta Polisler çoğunlukla zorbalıkla adaleti sağlamak zorunda kaldıklarını söylerler. Bunlara kahraman dediğimiz kesimi de eklemek lazım. Supermen, Wolverine, Batman vs. Muhakkak filmin bir bölümünde halk bunlara karşı ayaklanır ya da iç çatışmalarını görürüz.

Hepsinin iyilik yaptığı bir zaman var mı, var; kimine göre kötü olan şeyleri de mi yapıyorlar, evet. Saçmaladım değil mi; hayır saçmalamadım. Kötülere kötü olmakla, herkese kötü olmak arasında fark var. Burada tek değişen şu; iyi polis, kötü polis… İyi polis kötüye kötü karşılık verir, kötü polis herkese…

İşin özü, kötü polisler bile; ya eşine prensesler gibi bakar, ya çocuğunu gözünden bile sakınır ya sürekli sadaka verdiği mahallenin delisi ya da dilencisi vardır, hani oldu ya omzuna çarpan bir kişinin hayatını bağışlar ve kafasını sallayıp gider. Belki fukaraya çorba dağıtır, kurban sürüsü kestirip etli pilav dağıttırır ya da babasına laf söylemez. Fakat bunların hiçbirini saygıdan yapmaz; vicdanını hiç yoktansa bir konuda rahatlatır. O gün daha rahat uyur, ertesi gün daha zinde kalkar ve kötülüklerine devam eder. Ölüm korkusu kendisini sarmaya başladığı zamanlarda da artık kendini iyiliğe adamış, herkesin arasını yapan, barıştıran biri olarak öbür dünya varsa diye çalışmalarına başlar. En çapkın insanın dahi, sözünü iki etmediği bir “günah çıkartma sevgilisi” muhakkak vardır ya da olması arayışındadır. Bunun için o kadar büyük günahlara da gerek yok. Hepimiz yapıyor bunları. Hem iyi hem de kötü polisiz hepimiz. Seçim bize kalmış artık; olmak ya da olmamak, göstermek ya da göstermemek…